Refugee Watch keeps track of news related to refugees and migration. Take action in your community by recording and sharing voices from refugee communities. Together, we can create a space for dialogue about issues that matter.

Kadına yönelik şiddetle mücadele alanındaki kanun ve yönetmeliklerin kamu görevlilerinin keyfi tavırları, bilgisizlikleri ve kadınlara yönelik ayrımcı tutumları nedeniyle gerektiği gibi uygulanmadığını her dönem gözlemliyoruz. Bu durumu iyileştirmek için herhangi bir önlem, kanunu uygulamayarak suç işleyen kamu görevlileri için yaptırım olmaması kadına yönelik şiddetle mücadelede kemikleşmiş sorunlar yaratarak kadınların şiddetten uzaklaşmalarının önünü kesiyor.

Önceki aylarda hazırladığımız raporlarda da paylaştığımız üzere pandemi koşulları ve ekonomik krizin yarattığı yoksulluk kadınları derinden etkilemeye devam ederken sosyal yardım başvurularının gerekçesiz reddedilmesi ve çok uzun süre değerlendirmede kalması ile sık sık karşılaşıyoruz. Kadınlar bu başvurular esnasında kötü muameleye maruz kaldıklarını aktarıyorlar. Görevliler kadınların öykülerini dinleyerek ihtiyaç analizi yapmak yerine standart kriterlere göre başvuruları değerlendiriyor, yardıma ihtiyaç duyduğu için kadınlara bağırma, kötü davranma hakkını kendilerinde görebiliyor. Bu başvuruların değerlendirilmesinde en temel sorunlardan bir diğeri ise kadınların birey olarak ihtiyaçlarının gözetilmiyor oluşu. Ailesi ya da kocası ile yaşayan kadınların başvurularının standart olarak hane içi gelire göre değerlendiriliyor oluşu hanedeki gelirden pay almıyor olmaları ihtimallerinin, kendi yaşantılarını kurma ihtiyaçlarının ve çocukları gibi kendilerine bağlı kişilere verdikleri bakımın yarattığı ihtiyaçların görmezden gelindiğini gösteriyor. 

Şiddetten uzaklaşabilmek için en önemli mekanizmalardan olan kadın sığınaklarına dair verilen yanlış bilgiler, sığınaklardaki koşulların ve desteklerin nitelik sorunu kadınların sık paylaştığı sorunlar arasında. Genellikle karakol başvurularında polisler sığınaklara dair yanlış ve caydırıcı bilgi veriyorlar. Özellikle çocuklarını yanlarında götüremeyeceklerine dair yanlış bilgiler nedeniyle kadınlar sığınağa gitmekten vazgeçebiliyor ya da çocuklarını şiddete maruz kalma risklerinin bulunduğu evlerde bırakmak durumunda kalıyorlar. 12 yaşından büyük oğlan çocuklarının anneleri ile sığınaklara alınmıyor olması ısrarla çözüm bulunmayan sorunlardan bir diğeri. Çocuklarını bırakmak istemeyen kadınlar sığınağa gitmemeyi tercih etmek durumunda bırakılıyorlar. Başka sığınaklarda kalan kadınlar da Mor Çatı’yı arayarak destek talebinde bulunabiliyor. Sığınakta nitelikli ve bütüncül sosyal destek alamıyor olmaları nedeniyle haklarına erişmekte güçlük çeken ve farklı ihtiyaçları karşılanmayan kadınlar Mor Çatı’dan destek isterken içinde bulundukları koşulların güçlendirmekten oldukça uzak olduğunu da paylaşıyorlar. Özellikle sığınakların katı kurallarının kadınlara kendilerini kötü hissettirdiğini ve yeniden bir hayat kurma mücadelelerini güçleştirdiğini görüyoruz.

Eylül ve Ekim aylarında Mor Çatı’dan destek alan kadınların deneyimlerinden bir kısmını ve gözlemlerimizi aktarıyoruz:

The post Koronavirüs Salgını ve Kadına Yönelik Şiddet / Mor Çatı Eylül – Ekim 2020 Raporu appeared first on Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı.

This post was originally published on Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı.

Citations

[1] Koronavirüs Salgını ve Kadına Yönelik Şiddet / Mor Çatı Eylül - Ekim 2020 Raporu - Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı ➤ https://morcati.org.tr/izleme-raporlari/koronavirus-salgini-ve-kadina-yonelik-siddet-mor-cati-eylul-ekim-2020-raporu/[2] Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı ➤ https://morcati.org.tr/